Kısırlık Tanısı ve Nedenleri

Kısırlık Tanısı ve Nedenleri

Bir yıl korunmadan düzenli ilişkiye girilmesine rağmen gebelik oluşmaması infertilite olarak tanımlanır. Toplumdaki her 7 çiftten biri bu sorunla karşılaşır.
Kadının yaşı 35’ten büyük olduğunda 6 ay içinde gebelik olmazsa doktora başvurması gerekir. Daha önce yumurtalık, rahim veya testislerle ilgili kısırlığa neden olabilecek bir sağlık sorunu yaşayanların, yaşı ne olursa olsun beklememesi daha doğru olur.

Tanı, anamnez yani çiftten gerekli bilgiler alındıktan sonra, 3 testle konulabilir. Bunlar spermiogram, vajinal ultrasonografi ve histerosalpingografidir (HSG-Rahim ve kanal filmi). Laparoskopi ve histeroskopi kanallar ve rahim içinin kamera ile izlenmesine olanak sağlayan girişimsel yöntemlerdir. Tanı amacı ile kullanılmaları çok nadir gerekir. Daha çok bilinen bir sorunun düzeltilmesi için kullanılırlar.

Teşhis edilen sorunların üçte biri kadından, üçte biri erkekten, üçte biri ise her ikisinden kaynaklanır. Her 7 çiftten birinde ise sorun tespit edilemez. Bu durum açıklanamayan (unexplained) infertilite olarak tanımlanır. Bunun anlamı rutin testlerle saptanabilen bir sorun olmamasıdır. Bazen açıklanamayan infertilite tanısı ile yapılan tüp bebek uygulamasında laboratuarda görülen anormallikler sorunun nerede olduğunu gösterebilir. Alınan yumurtaların hiç birinin olgun çıkmaması, hiç döllenme veya bölünme olmaması böyle durumlara örnektir.

Kadına Bağlı Kısırlık Nedenleri:
1) %40 Yumurtlama sorunları
2) %40 Kanal tıkanıklığı
3) %10 Açıklanamayan
4) %10 diğer (Endometrium,rahim ağzı vb)
Yumurtlama ile ilgili sorunlar:
Seyrek adet görme veya hiç adet görememe şeklinde olabileceği gibi sık adet görme şeklinde de kendini gösterebilir. En sık karşımıza çıkan şekli PCOS’dur ( Polikistik Over Sendromu ).
Yumurtlama düzensizliğine yol açan diğer problemler;
1) Tiroid hastalıkları
2) Yeme bozuklukları(anorexia)
3) Aşırı kilo kaybetmek veya almak
4) Obesite
5) Hiperprolaktinemi
6) Hipofiz tümörleridir.
Bu hastalıkların tanısının konulması infertilite probleminin çözülmesi kadar kadının genel sağlık durumunun düzeltilmesi ve uzun süreli olumsuz etkilerden korunması açısından da gereklidir.

Yumurtlama problemi yaşanabilen önemli bir sorun da erken menopoz ve hypogonadotropik hypogonadizmdir. Bu ikisi FSH –E2 testi ile kolayca ayırt edilir. Hypogonadotropik hastalar beyinden gerekli hormonlar salgılanmadığı ve yumurtlama olmadığı için adet görmezler. Kandaki FSH düzeyi çok düşüktür. Erken menopoz olgularında ise tersine FSH yükselir. Tanıda FSH’den daha değerli iki test AMH ve ultrasonda görülen küçük yumurta sayısıdır. AMH’nin düşük, küçük yumurta sayısının 5 veya altında olması yumurtalık zenginliğinin azaldığını gösterir.

Tubal Faktör:
Enfeksiyon, endometriosis, appendisit, kronik iltihabi bağırsak hastalıkları (Chron,ülseratif kolit), geçirilmiş operasyonlara bağlı olarak kanallar tıkanabilir.
Histerosalpingografi (HSG) geleneksel ve standart tanı yöntemidir. Jinekolog veya radyolog tarafından çekilebilen bu röntgen filmi her zaman doğru sonuç vermez. Açık olan tüpler kanallardaki kasılmaya bağlı olarak kapalı görünebileceği gibi normal fonksiyon yapamayan tüpler açık gibi de görünebilir. İhtiyaç duyulduğunda başvurulan laporoskopi yöntemi daha detaylı bilgi verir.

Diğer faktörler:
Rahim içindeki polip, myom ve yapışıklıklar (iltihap veya kürtaja bağlı olabilir) ve rahim ağzındaki doğumsal veya sonradan operasyonlara bağlı gelişen anormallikler gebeliği engelleyebilir. Bu sorunların büyük kısmı histeroskopik operasyonlarla düzeltilebilir.
Erkeğe Bağlı Kısırlık Nedenleri:
Spermiogram testi ile tanı konur. Sperm, 2-5 gün dinlendikten sonra genellikle masturbasyonla verilir. Toksik olmayan özel prezervatifler kullanarak ilişkiyle verilmesi de mümkündür. Laboratuvarda veya evde verilen spermin 1 saat içinde değerlendirilmesi gerekir.
Normal değerler:
Volum……………1,5-5 ml
Konsantrasyon…..> 15 milyon/ml
Toplam sperm…..> 40 milyon/ ejakulat
İleri Hareketlilik………>%32
Şekil……………..>4 normal (Strict kriter)
Sperm,beyinden gelen hormonal uyarılarla testisde yapılıp kanallar vasıtası ile dışarıya taşınır.

Buna göre erkek faktörüne bağlı problemleri 3 ana bölümde düşünebiliriz.
1) Hormonal bozukluklar:
Hormonal bozukluklara çok sık rastlamayız. “Hypogonadotropik Hypogonadizm” adını alan hastalıkta hipofiz bezinden salgılanması gereken FSH ve LH hormonları çok düşük düzeydedir. Neyse ki 6 ay-1 yıl gibi uzun sürelerle iğneler verildiğinde, hastaların büyük çoğunluğunda tekrar sperm üretimi başlamaktadır. Vücut geliştirmek veya doping amacı ile dışardan alınan ve testesteron içeren ilaçlar da sperm yapımını hormonal yollarla bozar. Bu etki uzun süreli veya kalıcı olabilir.
2)Testislerde sperm yapımının bozuk olması:
Testisde sperm yapımı genetik bozuklarlar, inmemiş testis (kriptoorşidizm), enfeksiyon(kabakulak orşiti), ağır esrar-alkol-sigara kullanımı, radyasyon, kemoterapi-radyoterapi, uzun süreli ısıya maruz kalma ve çeşitli ilaçlarla bozulabilir. İnfertil erkeklerde kromozomal anomali sıklığı ortalama %7’dir. Normal sperm parametreleri olan erkeklerde bu oran %1 den azdır. Sperm miktarı azaldıkça oran artar. Azoospermik erkeklerde genetik anormallik olasılığı %10-15’dir. En sık rastlananı kleinfelter sendromudur. Y kromozomu delesyonu, translokasyon, inversiyon rastlanabilen diğer kromozomal anomalilerdir. Kleinfelterli azoospermik erkeklerin yarısında TESE ile sperm bulabilmekteyiz. Bu tabloda sperm kalitesi normale yakındır. Translokasyonlu olgularda sperm sayı ve hareketi ciddi oranda etkilenmemesine rağmen embriyoların genetik yapısı bozuk olmaktadır. Bu olgularda PGT(Preimplantasyon Genetk Tanı) ile sağlam embryo seçilmesi gerekir. İnversiyonda PGT faydasızdır. Düşük olasılığı yükselmekle birlikte canlı doğum olasılığı vardır. Varikosel, infertil erkeklerin %40 kadarında rastlanan bir durumdur. Normal erkeklerdeki sıklığı da % 15 dir. İnfertilitede varikosel oparasyonlarının faydası tartışmalıdır ve önceden kestirmek zordur.Bu nedenle kime yapılacağına dikkatli karar vermek gerekir.Sperm parametreleri çok bozuk değilse,kadında bir problem yoksa,çift gençse ve evlilik süreleri çok uzun değilse denenebilir.
3) Yapılan spermin taşınamaması yani kanallardaki tıkanıklıklar:
Sperm yollarındaki tıkanıklık doğumsal veya sonradan olabilir. Operasyonla kanalları açma girişimi genellikle başarılı olmadığından TESE-MESA gibi yöntemlerle sperm elde edilip mikroenjeksiyon uygulanır. Erkek faktörünün önemli bir kısmında sebep bulunamaz. Bulunabilenlerin ise sadece %10’undan daha az bir kısmında ilaçla veya operasyonla düzelme sağlanabilir. Genellikle eldeki mevcut spermle ne yapabileceğimize bakmak zorunda kalırız. Bunlar da sorunun ciddiyetine göre aşılama veya mikroenjeksiyondur.