Gebelik Süreci

Gebelik Süreci

Gebeliğin başlangıç gününden emin olunması çok önemlidir. Bebeğin gelişiminin izlenmesi ve doğum ile ilgili zamanlamalar buna göre yapılır.

Gebelik döllenme ile başlamasına rağmen gebelik haftası son adetin ilk gününden (SAT) itibaren sayılarak yapılır. Zira kadınlardan yumurtlamanın tarihini tam olarak bilmesini bekleyemeyiz. Bu yöntemde yumurtlamanın adetin 14. gününde olduğu varsayılır.

Aslında her kadın düzenli adet görmeyebilir veya hep 14. günde yumurtlamayabilir. Bu nedenle son adet tarihi ile ultrasondaki bebek ölçülerinin uyumlu olup olmadığını kontrol etmek gerekir. Bu doğrulama gebeliğin ilk üç ayı içinde yapılırsa doğru sonuç verir. Yirminci gebelik haftasından sonra yapılacak ölçümler güvenilir değildir çünkü bebeklerin ölçüleri tıpkı erişkinlerde olduğu gibi farklılıklar göstermeye başlar.

Erken dönemde yapılan ultrason yüz gebelikte bir rastlanan dış gebeliği de ekarte eder.

Gebelik kesesi, ultrason vajinal yoldan yapıldığında 4,5 haftalık iken yani adet rötarının 3. gününden sonra, kalp atışları 6 haftalık iken görülebilir. Karından yapılan ultrason ile ise bu kadar erken görülemeyebilir. Bazı çiftler vajinal ultrasonun bebeğe zarar vermesinden çekinirler. Böyle bir şey söz konusu olmadığından doktor gerekli gördüğünde izin verilmesi doğru olur.

Kalp atışları görüldükten sonra gebelik takibinde istenilen testler yapılabilir :

– Kan grubu

– Tam kan sayımı

– Tam idrar ve idrar kültürü

–  Kızamıkçık, toxoplasma, cytamegalovirüs infeksiyon taraması

– Pap test ( Son yıllarda yapılmamış ise)

– Hepatit B virüs

– Kan şekeri

-TSH

Kadının kan grubu Rh negatif  erkeğin Rh pozitif olduğunda kan uyuşmazlığı söz konusudur. Kan uyuşmazlığı genellikle ilk gebelikte değil önlem alınmaması halinde sonraki gebeliklerde sorun çıkarır. Bu nedenle gebeliğin 28. haftasında ve eğer bebek Rh pozitif ise doğumdan sonraki 72 saat içinde koruyucu bir iğne yapılır. Böylece sonraki gebeliklerde sorun yaşanması engellenir.

Gebelik takiplerinin sıklığı gebenin özelliklerine varsa risklerine göre belirlenir. Komplike olmayan gebeliklerde 28. haftaya kadar 4 haftada bir, 36. haftaya kadar 2 haftada bir, sonra doğuma kadar haftada bir muayene yapılır. Şeker hastalığı, yüksek tansiyon, erken doğum tehdidi miad geçmesi gibi komplike durumlarda daha sık ziyaretler gerekir.

Down sendromu (Mongolizm) ve şeker taramasının her gebelikte yapılması önerilir.

Down S. taraması için 11-14 hafta arasında ikili test, 14-18 hafta arasında üçlü veya dörtlü test kullanılabilir. Gerekli ise amniyosentez yapılır. Bu testlerle ilgili detaylı bilgiyi kendi başlıkları altında bulabilirsiniz.

Şeker yüklemesi 24 – 28. haftalar arasında yapılır. Günün herhangi bir saatinde olabilir. 50 gr glukoz yuttuktan 1 saat sonra kan glukoz seviyesi 140 mg/dl’nin altında ise sonuç normal kabul edilir. Değilse 8-12 saatlik açlıktan sonra 100 gr glukoz içirilerek 3 saatlik test yapılır. 100 gr’lık OGTT’de en az 2 değer normalin üstünde ise “gestasyonel diabet” yani gebeliğe bağlı şeker tanısı konulur. Genellikle diyetle kontrol altına alınır. Gerekirse insülin kullanılır.

Gebelikte dengeli beslenmek önem taşır. Günlük ilave kalori ihtiyacı 100 – 300 kcal’dir. Bu miktar 2 bardak süt ile karşılanabilir.  Kilo hedefleri ile ilgili önerileri vücut kitle indeksine dayandırmak daha doğrudur (BMI- Body Mass Index). BMI ağırlığın boyun karesine bölünmesi ile bulunur. 19,8 – 26 arası normaldir. Bu gebelerin 11,5 – 16  kg, aşırı zayıfların (19,8’den düşük) 12,5 – 18  kg, aşırı kiloluların (26 ve üzeri) 7 – 11,5  kg alması hedeflenir.

Gebelikte normal gıdalarla yeterince karşılanamayan ve tabletler şeklinde alınması gereken 2 şeyden biri demir diğeri ise folik asittir. Demir bebek ve annedeki ilave kan yapımı için gereklidir. Esas olarak 16. haftadan sonra başlanması yeterlidir ancak kansızlık söz konusu ise daha önce verilebilir. Genellikle gebelik başından itibaren başlanan “Prenatal” isimli multivitaminlerde yeterli dozda demir ve folik asit zaten vardır. Kalsiyum da gebelik boyunca eksikliğine sık rastlanan bir mineraldir. Süt, peynir ve yoğurtla karşılanabileceği gibi sıklıkla tablet olarak takviye edilir.

Omega 3 bebeklerin sinir sistemi üzerinde olumlu etkileri gösterilen bir yağ asitidir. Tabletlerle olduğu gibi doğal yollarla karşılamak da mümkündür. Balık, ceviz ve koyu yeşil yapraklı sebzelerde bolca vardır. Balık, haftada 1 – 2 gün yenilmelidir, fazlası aşırı civa alımına neden olabilir (Kılıç balığı ve çok iri uskumru ise hiç yenilmemelidir). Bu besinlerden alınmayan günlerde 1 – 2 omega 3 tableti almakta fayda vardır. Omega 3 tabletleri balık gövdesinden veya karaciğerinden yapılır. Karaciğerden yapılanlar fazla miktarda A vitamini içeriğine bağlı hipervitaminoza neden olabilir.

Ultrason gebelik ile ilgili en önemli bilgileri veren araçtır. Bebekle ilgili anomaliler, bebeğin gelişmesi, pozisyonu, plasentanın konumu, suyunun yeterliliği ultrasonla değerlendirilir.

Rahim ağzı uzunluğunun karından veya vajinal yoldan ultrasonla ölçülmesi ile erken doğum veya düşük riski taşıyan gebeler ayırt edilebilir. 2,5 cm’nin altı riskli kabul edilir.

Detaylı ultrason bebeğin bütün organlarının incelenmesidir. 18-22. haftalar arasında yapılır. Bütün gebelerde değil şüphe duyulan durumlarda yapılması gerekir.

Renkli ultrason diye bir şey aslında düşünüldüğü anlamda yoktur. Doppler adı verilen, bebeğe giden kan akımının incelendiği ultrason tekniğinde damarlar kanın akım yönüne bağlı olarak mavi ya da kırmızı görülür. Bu teknikte kan akımının normal olup olmadığı yani bir anlamda bebeğin yeterince beslenip beslenmediği kontrol edilir.

Üç boyutlu utrasonda görüntü hareketsizdir. Dört boyutlu ultrason ise 3 boyutlu görüntünün normal ultrasonda olduğu gibi anında ve hareketli olarak görülmesidir.  Görsel yanını ve annede bıraktığı olumlu psikolojik etkiyi bir yana bırakırsak normal ultrasona göre büyük bir artısı yoktur. Kullanım alanının genişletilmesine yönelik çalışmalar devam etmektedir.

NST (nonstress test) rahim kasılmalarının olmadığı bir anda bebeğin kalp atım hızının bir kağıda yazdırılması ile bebeğin sağlık durumunun değerlendirildiği bir yöntemdir. Sağlıklı bebekler hareket ettiğinde bebeğin kalp atım hızının da artması prensibine dayanır. Kalp atımlarının 20 dakika içinde 3 kez hızlandığı görülürse test normal kabul edilir. Testin zayıf noktası bebeklerin günün büyük bölümünde uyumasıdır. Bu nedenle testleri 40 – 90 dakikaya kadar uzatmak gene hareket etmezse şekerli bir şeyler yedikten sonra tekrar etmek gerekir. Gene olumsuz sonuç veriyorsa biraz suni sancı verilerek test tekrar edilir. Bu testin adı da “kontraksiyon stress test”tir. Kontraksiyon kasılma demektir. Bu kasılmalar karşısında kalp atım hızı düşüyorsa bebeğin sıkıntıda olduğu kabul edilir. Nonreaktif yani kötü çıkan NST’lerin %70’inde aslında bebekte hiçbir sorun yoktur.

Halk arasında ağrı makinesi olarak adlandırılan kardiotokografi cihazı NST yaptığımız cihazın aynısıdır. Tek fark burada ağrının da olması ve bunların da kayıt altına alınmasıdır.